İşlem Sürüyor...

Manavgat Gezi Rehberi

Antalya’nın en büyük ikinci ilçesi olan Manavgat, kuzeyden Toros Dağları ile çevrilmiş, sakin ve güzel bir beldedir. Antalya’nın çok fazla turist çeken popüler ilçelerine göre daha sakin ve huzurlu bir belde olan Manavgat, tatillinde sessizlik ve dinginlik arayanların ilk tercih ettiği lokasyonlardan biridir. Ardında Toroslar’ın heybetli gölgesi, yüzü Akdeniz’i selamlayan bu huzurlu ilçede gezip görecek pek çok nokta bulunur. Bunların başında da Manavgat denildiğinde ilk akla gelen şelaleler yer alır.

 

 

Tatilini sadece deniz, güneş ve kum üçgenine sıkıştırmak istemeyenler için Manavgat adeta bir cennettir. Burada denize girmenin dışında benzersiz doğanın kalbinde uzun yürüyüşler yapabilir ve geçmişin izlerini büyük bir sadakatle saklayan, kadim kentlerin kalıntıları arasında dolaşabilirsiniz. Manavgat adıyla adeta bütünleşen şelale sadece Türkiye’de değil yurt dışında da oldukça popülerdir.

 

 

 

Manavgat’ın en güzel zamanları hangi mevsime denk düşer veya Manavgat ne zaman gezilir diye sorarsanız, yaz aylarında diyebiliriz. Çünkü yaz mevsiminde denizde kulaç atmanın ve güneşlenmenin keyfini de doyasıya çıkartabilirsiniz. İstatistiklere göre ilçe en fazla Haziran ve Temmuz aylarında turist çekmektedir. Ama Mayıs ve Eylül aylarında yani ilkbahar ve sonbaharda da ziyaretçileriyle buluşan bir ilçedir. 

 

 

 

Manavgat’ta Ne Yenir?

Manavgat mutfağı tipik bir Akdeniz mutfağı özelliği gösterir. Yani salatalar, mezeler,  zeytinyağlılar, sebze yemekleri, ot kavurmaları ve deniz mahsulleri ön plandadır.

 

 

 

 

Manavgat’ta Nereleri Gezip Görebilirsiniz?

Manavgat Şelalesi

Listenin başında Manavgat Şelalesi’nin oluşu elbette şaşırtıcı değil. Oldukça şöhretli bir lokasyon olan Manavgat çok fazla yabancı turisti de ağırlıyor. 5 metrelik falezlerden dökülen şelalenin aktığı alan geniş olduğu için apayrı bir görsellik sunuyor. Yüksek debisiyle görkemli bir şekilde akan Manavgat Şelalesi, ilçenin en çok ilgi çeken ve mutlaka görülmesi gereken noktası diyebiliriz.

 

Side Antik Kenti

Roma dönemin izlerini taşıyan ve adeta tarihe bulanmış bir bölge olan Side antik kentinin tiyatrosunda, agorasında, tapınaklarında, hamamlarında ve sütunlu caddesinde zamanın nasıl aktığını anlamazsınız. Dilerseniz “Medeniyetlerin Tarihine Yolculuk Edin, Side Antik Kenti” yazımıza da göz atabilirsiniz.

 

 

 

Side Müzesi

Roma dönemde son derece görkemli bir yapı olan Agora Hamamı bugün Side Müzesi olarak hizmet vermektedir. Side’ye yolunuz düştüyse Side Müzesi’ni ziyaret etmeden geri dönmemelisiniz. Müzedeki göz alıcı heykeller, lahitler ve daha pek çok eser Side kazıntılarında ele geçen eserlerden oluşmaktadır ve mutlaka görülmelidir.

 

 

Manavgat Boğazı 

Manavgat Şelalesi’ni besleyen Manavgat Çayı’nın Akdeniz’le kavuştuğu nokta olan Manavgat Boğazı da mutlaka görülmelidir.  O meşhur Manavgat Şelalesi’ne hayat veren Manavgat Çayı’nın Akdeniz’e ulaştığı yer Manavgat Boğazı'nı görmeden olmaz. Antik çağda adına Melas denmiş olan Manavgat Nehri’nin uzunluğu yaklaşık 93 kilometredir ve Akdeniz’le buluşmadan önce kıyıda bir boğaz meydana getirir. Aynı zamanda bu boğazın turizme olan katkısı çok büyüktür.   

 

 

Titreyen Göl

Bölgenin sık ziyaret edilen yerlerinden biri de Titreyen Göl… Hem göle yakın olayım hem de denize diyorsanız Titreyen Göl tam size göre. Göl, konum olarak denize oldukça yakın. Aynı zamanda gölün kenarında birçok otel bulunuyor. Özellikle yaz sezonunda bu oteller oldukça talep görüyor. Doğası ve sakinliğiyle turistlerin ilgisini çeken Titreyen Göl, Manavgat Nehri’nin bir kolu.

 

 

Köprülü Kanyon Milli Parkı

Manavgat'a kadar gitmişken Köprülü Kanyon'una uğramamak olmaz. Muhteşem bir doğaya sahip olan bu kanyonda bir yandan keyifli vakit geçirip, bir yandan da kafa dinleyebilirsiniz. Köprülü Kanyon aynı zamanda rafting severler için de bulunmaz bir nimet. Antalya ve çevresinden buraya rafting yapmak için gelen birçok grup bulunuyor.

 

 

Selge Antik Kenti

Toroslar’ın bağrında bir hüzünlü çocuk gibidir Selge. Görkemli ve zengin Pisidya kenti Selge, hayranlık uyandıracak doğası, yapıları ve tiyatrosu ile gelenleri hem mest ediyor hem de hüzünlendiriyor. 1250 metre yükseklikte Toroslar’a aşık bu kenti mutlaka ziyaret etmelisiniz.

0 Yorum

Yorum Yap

1245 kez okundu
  • B’log
  • 22-09-2021
  • SEYAHAT

Sizin İçin Önerilenler


REZERVASYON
İLETİŞİM