İşlem Sürüyor...

İstanbul’un Gözü Olarak Bilinen Ara Güler’in Hayat Hikayesi

Hepimiz bakınca bambaşka hikayeler anlatan siyah beyaz İstanbul fotoğraflarını görmüşüzdür. Fakat bu fotoğrafların arka planında yer alan, ünlü Türk foto muhabirlerinden Ara Güler’i yeteri kadar tanımıyoruz. İstanbul fotoğrafçısı veya İstanbul’un gözü olarak adlandırılan Ara Güler, 2018’in Ekim ayında hayata gözlerini yumdu. Peki, 90 yaşında hayata gözlerini yuman Ara Güler kimdir? Ara Güler hayatında neler yaptı? Ara Güler’in başarıları ve fotoğrafçılığa başlama hikayesi nedir?

 

 

Ara Güler, sıcak bir Ağustos ayının ortasında, 1928 yılında İstanbul’da hayata gözlerini açtı. Lise yıllarında film stüdyolarında çeşitli işler yapmaya çalıştı. Bunun sebebi ise yönetmen ya da oyun yazarı olmak istemesiydi. Özel Getronagan Ermeni Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde ihtisas yapmaya devam ederken bir yandan 1950 yılında Yeni İstanbul Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı.

 

 

1958 yılında Time-Life, Paris-Match ve Der Stern dergilerinin Türkiye şubelerini açması ile bu dergilerde foto muhabirliği görevlerine atandı. 1954 yılında ise Hayat Dergisi’nde fotoğraf bölüm şefi olmayı başardı. 1953 yılında tanışmış olduğu Henri Cartier Bresson sayesinde Paris Magnum Ajansı’na katılma şansı elde etti.

 

 

 

Bu yıllarda yayımlanan “Photography Annual Antalojisi” çalışması, Ara Güler’in dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından birisi olarak görülmesini sağladı. Bu yıl içerisinde Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne kabul edilen tek Türk unvanını aldı. 1961 yılında Hayat Dergisi tarafından baş fotoğrafçı olarak tekrar işe alındı.

 

 

 

Bu süre zarfındaki fotoğraf çalışmaları birçok ülke ve yazar tarafından kitaplarda kullanılıp, farklı sergilerde gösterildi. 1968 yılında çalışmaları New York Modern Sanatlar Müzesi’nde yer aldı. Burada “Fotoğrafçılığın On Ustası” ismiyle çalışmaları yayınlanan Ara Güler’in çeşitli çalışmaları daha sonrasında Horizon, Life Time, Newsweek gibi dergilerde de gösterildi.

 

 

 

Ara Güler foto muhabirliği görevleri için Kenya, Yeni Gine, Hindistan, Pakistan, Afganistan, İran, Borneo, Kazakistan ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerine gönderildi. Bununla birlikte ünlü foto muhabiri 1970’li yıllarda Salvador Dali, Ansel Adams, Alfred Hitchcock, Willy Brandt, Maria Callas, Pablo Picasso, Wînston Churchill gibi çeşitli sanatçı ve politikacılarla röportajlar gerçekleştirmeyi başardı.

 

 

Tüm bunlara ek olarak “Kahramanın Sonu” adlı bir belgeseli yönetmiştir. Ara Güler çekmiş olduğu İstanbul fotoğrafları sayesinde başlarda “İstanbul Fotoğrafçısı” olarak adlandırılmış ve buna Güler “Bana İstanbul fotoğrafçısı diyorlar fakat ben dünya fotoğrafçısıyım.” diyerek cevap vermiştir. Buna rağmen ünlü foto muhabiri “İstanbul’un Gözü” olarak adlandırılmaya devam edilmiştir.

 

 

Ara Güler’in fotoğrafçılık felsefesi insan üzerine kuruludur diyebiliriz. İnsanın varlığına büyük bir önem gösteren Ara Güler, fotoğrafta insanın tarihini ve duygularını sergiler. Ünlü foto muhabirine göre insanların acılarını gösteren bu fotoğraflar sayesinde insanlar hayatlarını anımsarlar. Fotoğraf sadece var olan gerçekleri gösterir ve sanat gibi yalan söylemez. Bu nedenle Ara Güler kendisini bir sanatçı olarak görmektense foto muhabiri olarak görmeyi tercih etmiştir.

1 Yorum

Yorum Yap

539 kez okundu
  • B’log
  • 21-01-2022
  • YAŞAM

Sizin İçin Önerilenler


REZERVASYON
İLETİŞİM